Modern zamanda Ümmeti Muhammed’in kaybettiği en önemli şey nedir? sorusuna farklı kesimlerden birçok farklı cevap bulmak mümkün. Kanaatimizce verilebilecek bütün cevapları kapsayıcı olarak ahir zaman da kaybedilen en önemli şey İslami ilimlerin öğreneni-öğreteni, yaşayanı-yaşatıcısı olan “Alim”lerimizdir. Adabu’l-Âlim ve’l-Muteallim kitaplarında bir hoca-talebe ahlakını anlatan metinler ile
günümüzde 200 yıllık bir sürede yavaş yavaş âlimlerimizin yerine konulan akademisyenlerin hayatı arasındaki irtibat kopmuş durumda. Bu noktada beklide bu akademisyenlerden ilim(!) tahsil eden Müslüman gençlerin ne büyük bir tehlikeyle karşı karşıya oldukları calibi dikkat bir konudur. Modern algının, Vahhabilik, ve Şiiliğin sessiz ama hızlı bir şekilde yayıldığı bu günlerde Ehli Sünnet üzere eğitim almak isteyen talebelerin her zamankinden daha dikkatli olmaları gerekir. Moderniteden önceki ilim talebeleri ilim tahsil ettikleri hocaları seçerken hocalarının dinimizce müstehap,mendup kabul edilen ameller ile amel edip etmediğine bakarken günümüz talebeleri hocalarının farzları dahi yerine getirip getirmediğine önem vermiyor oluşu bu ulvi mücadelede niyetin/ihlasın bozulmasına sebep olabiliyor.
Gerçek ve hakiki talebeler her türlü faaliyetlerinde olduğu gibi ilmi çalışmalarında da özellikle Allah(c.c)’ın rızasını kazanmayı amaçlarken günümüzde bu durum yüz seksen derecelik bir dönüşüme uğradı. Dünyevi beklentiler, endişeler, çağdaşlaşma, küreselleşme gibi beklentiler niyetin saflığına halel getirdi ve Ümmetin dünyevileşme hastalığına yakalanmasına sebep oldu.
İlim tahsili gibi uzun ve çileli bir yolda niyetin saflığının korunabilmesi için İslam âlimlerimiz vahiy kaynaklı olarak ‘Adabu’l-Âlim ve’l-Muteallim’ ilmini ihdas etmişlerdir. Evet… Modern dönemde kaybettiğimiz en önemli şeyin Âlimler olduğunu söylerken aslında günümüzde kendilerinden ilim tahsil edilen kimselerin-Ahirzamanda İslamı ayakta tutan Alimlerimiz müstesna- bu bahsettiğimiz ilimden nasibdar olmayışıdır. Bu yazıda bu acı gerçeğe işaret ettikten sonra bilginin-hayata yansıması olan ‘Adabu’l-Âlim ve’l-Muteallim’ ilminden Muteallimi ilgilendiren kısma kısada olsa değinmeye çalışacağız.
Âlim Adayları
“Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim.”[1]
“Mizanda güzel ahlaktan daha ağır basacak bir şey yoktur.”[2]
Hadis-i Şeriflerde de görüldüğü gibi kendisiyle müşerref olduğumuz ve Allah Teâlâ’nın katında tek hak din olan İslam dini ahlaka ayrı bir önem vermiştir. Peygamberlerin varsleri olan âlimler ve geleceğin âlim adayları olan talebelerin bu yüce ahlaka sahip olmaları her şeyin başında gelir. Zaten “Edebi olmayanın ilmide olmaz” sözü buna işaret etmektedir. Alim ve alim adaylarının ahlakıyla ilgili ön plana çıkan eserlere baktığımızda;
1-Ahlaku’l-Ulema, Ebu Bekir el-Acurri
2- Eyyühe’l-Veled, Ebu Hamid el-Gazzali
3- Ta’limu’l-Muteallim, Burhanuddin Zernuci’yi görmek mümkündür.
İlim tahsilinde bulunan bir talebenin taşıması gereken nitelikleri özet olarak şöyle sıralayabiliriz:
1- Talib, ilim tahsilinde niyetini halis tutmalıdır. Bundan dolayı ilmi yalnızca Allah(cc)’ın rızasına ulaşmak, kıyamette O’na yakın olmak, okuduğu ilim ile amel etmek, dini ihya etmek, kalbini ve ahlakını düzeltmek için tahsil etmelidir. Akademik kariyer, meşhur olma, söz sahibi olma, zengin olmak gibi dünyevi menfaatlar için niyetinin saflığını bozmamalıdır.
Bununla ilgili Huccetü’l-İslam İmam Gazali şöyle buyurmaktadır;
“Eğer dersen ki, Allah Teala’nın rızasından başka bir amaçla öğrenilmesi haram olan ilimler belli ilimler midir, yoksa herhangi bir ilimde bu kapsama girer mi?
Derim ki: Bu ibadet cümlesinden olan dini ilimlere mahsus bir hükümdür. Tıp, matematik gibi dini olmayan ilimleri servet ve şöhret için kazanmayı amaçlamak haram değildir. Tefsir, Fıkıh, Hadis, Usul, Kelam gibi dini ilimlere gelince Allah Teâlâ’nın rızası dışında başka bir maksada ulaşmak için öğrenilmesi caiz değildir.”[3]
2- ilim alacağı hocasını iyi seçmeli, hocasının ilim ve vera sahibi olmasına dikkat etmelidir. Kendisinden ilim tahsil edilecek kimsenin ilim öğretmeye ehil, karakterli ve ahlaklı olmasına dikkat edilmelidir. Hocanın meşhur biri olması, iyi bir literatüre sahib olması gibi dünyevi menfaat kokan niyetler hoca seçiminde pekte etkili olmaması gerekir.
Muhammed bin Şirin şöyle buyurur;
“Bu ilim dininizdir. Bunun için dininizi kimden aldığınıza dikkat edin.”[4]
3- Kalbini manevi kirlerden arındırmalıdır. Nasıl ki namaz taharet ile sahih oluyor ise kalbin ibadeti olan ilimde aynı şekilde kötü sıfatlardan arınmak suretiyle elde edilir.[5]
“Vücutta bir et parçası vardır ki, o düzelirse bütün beden düzelir. O bozulursa bütün beden bozulur. O et parçası kalptir.”[6] Nebevi uyarısıda buna işaret etmektedir.
İmam Şafii hazretleri ilim tahsili sırasında hocasına ezber melekesinden şikâyette bulunduğu zaman hocası;”Oğlum ilim bir nurdur. Onun kalbine yerleşebilmesi için mekân alacağı yeri temiz tut.” Tavsiyesinde bulunmuştur.
4- Zamanını planlı programlı bir şekilde değerlendirerek özellikle gençlik yıllarını ilim tahsiline ayırmalıdır. Kendisini ilim tahsilinden alıkoyacak her türlü meşgaleden kurtulmalı, dünyevi alakalarını en aza indirgemelidir.
5- Az yemeli az içmeli ve az uyumalıdır.
6- Talebe tahsiline tek bir usul/metoda göre başlamalı daha sonra ehil olduğu taktirde alimler arasındaki ihtilafı öğrenmelidir.
Maddeleri daha da uzatmak mümkün fakat bu ilmin tahsilinden geçmek isteyen kardeşlerimizi yukarıda ismini zikrettiğimiz kitaplara müracaat etmelerini tavsiye ediyoruz. İslam âlimlerimiz müteallim konusunu işlerken, talebenin zatında olması gereken adab, Rabbine karşı adabı, hocasına karşı adabı ve dersteki adab başlıkları altında onlarca madde saymışlardır.
Yazıya son vermeden önce şunu da belirtmek isterim ki, özellikle bu altı madde günümüzde İslami İlimlerin öğreticisi olarak lanse edilen İlahiyat Fakültelerinde okuyan öğrencilerin, ilim tahsilinde ne yaman bir çelişkiyle karşı karşıya olduklarını göz önüne sermekte ve şuandaki mevcut ideolojiye çalışan bu kurumların öğrencilerini din alimi yerine din tenkitçisi olarak yetiştirmelerine neyin sebep olduğunu bir parçada olsa göstermektedir.
[1] Beyhaki,es-Sünenü’l-Kubra
[2] Ahmed bin hanbel,Müsned
[3] El-Gazzali,Fatihatu’l-Ulum
[4] Müslim, Mukaddime
[5] İmam Gazzali
[6] Buhari, İman