Pzt05212012

Last update10:38:49 AM

Back Buradasınız: Anasayfa Makaleler İbrahim Algan Hayatımın Dönüm Noktası

Makaleler

Hayatımın Dönüm Noktası

Kullanıcı Değerlemesi:  / 3
Kötüİyi 

                    Her insanın hayatında dönüm noktaları olmuştur. Bu dönüm noktaları bazen mekanın ve zamanın değişmesiyle bazen yeni tanışılan insanlar veya kitaplarla hatta bazen izlenilen bir film vasıtasıyla gerçekleşir. İnsanoğlu hem etkilenen hem de etkileyen olması itibariyle sürekli bir değişim halindedir. Bu değişimler her halükarda değişen için yükselişe veya düşüşe tekabül eder.

                   Ben de bu yazımda yükselişime vesile olduğuna inandığım ''Anadolu Çınarı Derneği''nin

bende gerçekleştirdiği değişim ve bu değişimimin gelişimime olan etkisini sizlerle paylaşmak istedim.

                   ''Anadolu Çınarı''yla tanışmadan önceki hayatım, bilişsel ve davranışsal tutarsızlıkların merkeze hakim olduğu, beşeri olanın ilahi olana üstün tutulduğu ve maddiyatın maneviyata tercih edildiği  bir ortamda sürekli bir düşüşü gerektiriyordu. Batının empoze ettiği fikirlerle şekillenen düşüncelerim ve manevi olana duyduğum ilgi ve arzularım kişiliğimi çelişkiler yumağı haline dönüştürüyordu.

                   Doğruları bizim düşünmemize ve sorgulamamıza gerek yoktu;  çünkü ''televizyonlar'' bizim yerimize düşünebiliyordu; iç güzelliğin de bir anlamı yoktu; çünkü önemli olan bir mankenin vücut ölçülerine sahip olmaktı. Muhammed Bozdağ'ın bu duruma olan eleştirisi düşündürücüdür:

                   ''modern meşguliyetlerin temel hedefi bizi dünyevileştirmek;bilincimizde, ölüm sonrasına yönelik zerrecik kazanım bırakmamaktır. Şu can yakıcı kadınlara bakın ve şu yakışıklı erkekleri izleyin. İçine kapatıldıkları mağaralarda, idraklerinden ışığa açılan her aralık tıkanmıştır. Işığı dinlemek isteyen kulaklarına güya sanatsal gürültüler tıkıştırılmış; görmeye çırpınan gözlerine, bilinci uyuşturan filmler, resimler savruşturulmuştur.''(Bozdağ,2011)

                  Hz. Muhammed(sav)'in bu konudaki şu sözü bu zamanı tasvir etmek için yeterlidir sanırım: ''Ahir zamanda imanı elde tutmak, yanan bir ateşi elde tutmaktan daha zor olacaktır.''

                  Şeytanın en kuvvetli ordularının taarruzları karşısında yeterince kayıp verdiğim bir zamanda ALLAH(cc) bana ''Anadolu Çınarı''nı lutfetti.

                  ''Sana ne iyilik gelirse ALLAH(cc)'tan, kötülük ise kendindendir.(Nisa,79)

                  Sanırım benim hayatımın da dönüm noktası ''Anadolu Çınarı'' eliyle gerçekleşti; çünkü artık televizyon izlemek yerine kitap okuyordum, internet kafelerde hayatımı çürütmek yerine artık yurdun mescidinde hayatımı nurlandırıyordum ve en önemlisi de islami bir bir hayat nizamiyle insani yönlerimi geliştirebiliyordum. Artık Marx, Lenin ve Demokritos yoktu; Mevlana, Bediüzzaman ve İmam-ı Gazali vardı. Geçici ve süfli olana duyduğum arzularım, ebedi ve tükenmez olanın aşkına dönüştü.

                 Rabbim her zaman onun yolunda yükselmeyi ve o yoldan daim ayrılmamayı lutfetsin. Şeytani arzulara ve her türlü vesveseye kulak tıkayıp Kuran-ı Kerim'in nuruyla aydınlanmamızı nasip eylesin. Dileğimiz odur ki: Herşey ALLAH(cc) için ALLAH(cc) ile ALLAH(cc)'a ve ALLAH(cc)'tan olsun.

                           ''Bir sonraki yazımda görüşmek dilek ve duasıyla''

Makaleler

makaleler
Anadolu Çınarı Derneği Makaleler

 

Sorularınız

Soru ve cevaplarınız
Din ile ilgili sorularınız.

 

Tarihçemiz

tarihçemic
Anadolu Çınarı Derneği Tarihçemiz