Allah (cc) bizleri onların bereketinden, dualarından, gittiği yoldan nasibini alan kullarından, ve şefaatlerine nail eylesin.
Allah resulu (s.av) islam davasını şu tür kabilelere gelen hacılara tek tek anlatıyordu. Her hac mevsiminde, cemretül akabe yanında olduğu bir esnada,
ki cemeretül akabe denilen yer; Mekke-i mükerreme’ den Mina’ ya gitmek isteyenin sol tarafına düşer. Oradayken evs ve hazrec kabilelerinden bir grubla karşılaşır. Bu gruplar Araplardan hac edenlerdendi. Bu iki grup yesrip denilen yani Medine-i münevverede Araplar arasında en büyük iki kabileydi. Allah resulu (s.a.v) oraya hicret edince, onlar Allah resulu (s.a.v) i koruyunca ve onlara yardım edince Allah resulu (s.a.v) bu iki kabilenin ismini ensar olarak değiştirmiştir. Allah hepsinden razı olsun!..
Hazrec kabilesinin içinde Allah resulu (s.a.v) ile karşılaşan hz. Sad bin zürare , 1)avf bin aris, 2) ya’ref ibnu afra bunların ikisi beni necat kabilesinden, 1)rafi’ bin malik iclan, 2)amir bin abdulharis bunlarda zübeyd kabilesiden , Utbe bin amire, halid bin selme bunlarda ben-i ubeyde kabilesinden, Allah resulu (s.a.v) bu ensarlara (r.a) islmiyeti arzetti. Kuran-ı kerim’i okudu. Bunu peygamber (s.a.v) den kabul ettiler. Kalplerine kuran-ı kerim büyük bir tesir bıraktı. Medine-i münevvere’ de evs ve hazrec kabileleri ile beraber Yahudilerde oturuyordu. Bu Yahudiler ehli kitaptı, kendilerine Tevrat, Zebur okuyup anlıyorlardı. Evs ve hazrec kabileleri müşrik ve putperest insanlardı. Evs, hazrec ile Medine de oturan Yahudiler arasında bir olay olunca, Yahudiler şöyle tehdit ediyorlardı: “ çok yakında bir peygamber gelecek , bizler ona tabi olacağız ve sizinle savaşacağız”, Yani nasıl “ad” ile “irem” savaşı yapıldı, onlar yok olduysa, bizde o peygamber ile beraber sizinle savaşıp sizi yok edeceğiz” diyorlardı.
Allah resulu (s.a.v)’ in bütün sıfatlarını, özelliklerini de söylüyorlardı. Bu evs ve hazrec kabilelerinde bey’atul akabe yaptıktan sonra Medine-i münevvere ye dönünce kendi kavimlerine İslam’ı anlattılar, ve çoğu İslam’a girdi. Gelecek sene oluncaya kadar ensarlar dan on iki sahabe hacca gitti. Bu da peygamberliğin on ikinci senesine yani miladi 621 senesine tekabül ediyor. Akabede peygamber efendimizle karşılaştılar ve bey’atunnisa denilen yani kadınlar hakkında inen meşhur ayeti kelime ile biat ettiler. Neden bey’atunnisa denildi? Çünkü mümtehine suresinde inen ayet-i kelimeler genelde kadınların biatı ile has olan konular olduğu için bey’atunnissa denildi. O ayeti kelimede şöyledir: “mü’min kadınlar sana geldikleri zaman sana biat edecekler. Allah’a hiçbir şeyi ortak koşmaycaklarına, hırsızlık yapmayacaklarına, zina etmeyeceklerine, çocuklarını öldürmeyeceklerine, kendi kafalarında bir buhtan yani iftira uydurmayacaklarına, hiçbir iyi niyetine isyan etmeyeceklerine, dair biat etmek istedikleri zaman onlarla biat et anlaşma yap. Allahu tealadan onlar için istiğfar dile. Şüphesiz Allahu Teala çok bağışlayan çok merhamet edendir”1). Bu ayet-i kelimeler konusunda bu sahabe-i kiramlar Allah resulu (s.a.v)’le biat ettiler. Bu biat tamamlandıktan sonra peygamberimiz (s.a.v) onlarla beraber mus’ab bin umeyr (r.a)’ i Medine-i Münevvere’ dekilere kuran-ı ve dini islam’ı öğretmesi amacıyla gönderdi. Daha sonra İslamiyet Medine’ de yayıldı. Abdul eşel kabilesi Müslüman olunca hz. sad (r.a) şöyle demiştir: “Siz Müslüman olmayana kadar sizin erkek ve kadınlarınız ile konuşmam haramdır. Ben asla konuşmayacağım”. Ve Abdul eşel kabilesi Müslüman oldu. (r.anhum)
Hz. sad (r.a) islamda en çok bereketli insan oldu. Bedir, Uhud ve Hendek savaşından da geri kalmadı. Fakat hendek savaşında bir ok kendisine isabet etti. Medine de bulunan Yahudilerle savaşmayı kararlaştıran da hz. sad (r.a)tır. Onlara savaş emredince onun oradaki bağları tamamen koptu.
Peygamberimiz (s.a.v) sad (r.a) ı yanına emretti, Savaşta hz. sad (r.a) yaralanınca onu kucağına aldı. Onun mübarek kanları peygamberimiz (s.a.v)’in üzerine akmaya başladı. Hz. ebu Bekir, hz. sad’ı bu durumda görünce :”Benim belim kırıldı” diye feryat etti. Peygamberimiz (s.a.v) hz. ebu Bekir’e susmasını emretti. Hz. ömer (r.a) “Biz Allahtan geldik Allaha döneriz”2) ayet-i’ni okudu. Peygamberimiz (s.a.v) ve sahabeler hz. sad (r.a) ın cenaze namazını kılıp gömdükten sonra Allah resulunun (s.a.v) mübarek göz yaşları mübarek sakalının üzerine düşmüş elleride sakalındaydı. Ensarlardan Umeyye bin zeyd ve iki ensarın dışında herkesin evine İslamiyet girmişti. Şair olan ebu kays isimli biri bu ensarların içindeydi, onların komutanıydı, onun sözü geçerdi ve ona itaat ederlerdi. Onların islama girmesini geciktiren ebu kays’tır. Bunlar bu şekilde devam etti, peygamberimiz (s.a.v) Medine’ ye girinceye kadar ve sonra Müslüman olmuşlar!.. Allah (cc) bizlerede onlara nasip ettiği gibi iman ve inanç nasip etsin, Allah (cc) onların sevgilerini kalplerimize yerleştirsin, onları bu dünya da sevmek yollarına tabi olmak ve diğer dünya da onların zumresinde onların şefaatiyle cennete girmek anne-babalarımıza bütün Müslümanlara nasip eylesin !.. amin…
Kaynak kitap: Muhammedul-rasullah
1)mümtehine (12)
2)bakara (156)